Batman: Arkham Knight

Batman: Arkham Knight

Tür: Aksiyon-Macera

Çıkış Tarihi: 23.06.2015

Yapımcı: Rocksteady Studios

Dağıtımcı: Warner Bros. Interactive Entertainment

Diğer Platformlar: Playstation 4, Xbox One

Joker’in ölümü ile Gotham şehrindeki suç oranı düşmüş olsa da şehrin alın yazısı kafasını pislikten kaldırmamak üzerine yazıldığından, şehir bu sefer Scarecrow ve onun yardakçısı Arkham Knight’ın tehdidi altındadır ve şehri kurtarmak yine Batman’in elindedir. 

İlk birkaç saatinde şehrin nasıl bir tehdit altında olduğu açıklandığı için daha fazlasını söylemeyerek incelememe geçiyorum. Serinin son oyunu olan Batman: Arkham Knight, bizim de heyecanla beklediğimiz bir oyundu. Özellikle Batman gibi çizgi roman dünyasında önemli bir karakteri işlediğinden boy boy reklamları, NVIDIA’nın 900 serisi kartlarının yanına hediye gelmesi gibi promosyonlarla çıkışına kadar hep ön plandaydı. Yalnız başından söyleyelim, her ne kadar heyecanla beklemiş olsak da oyun elime geçtikten sonra heyecanın yerini sinir ve strese bıraktı. Konsolllarda harika, PC’de ise rezil bir çıkış yapan oyun beni yer yer hayal kırıklığına uğrattı. Eğer PC’de oynamak istiyorsanız teknik problemlerini anlattığım bölüme dikkat edin.

Önce yeniliklerden bahsederek yazımıza başlayalım. Serinin son oyunu olması hasebiyle oyunda birçok yeni özellik var. Özellikle de oyunun ana unsuru olan dövüş mekaniklerindeki akıcılık göze çarpıyor. Çevredeki kırılabilir ve atılabilir eşyalar bize dövüş sırasında daha efektif olmayı sağlarken, mekaniklerdeki akıcılık sayesinde doğru kombolar ile hiç durmadan adam dövebiliyoruz. Seviye atladıkça açtığımız yeni yeteneklerle kombolardaki çeşitliliğimizi artırabiliyoruz.

Kontroller ise oldukça rahat. Ben bu tarz oyunları klavye-fare ikilisi ile sevmediğimden Xbox 360 kontrolleri ile oyunu oynadım. Tuş dağılımı önceki oyunlarla aynı olduğundan hemen adapte oluyorsunuz, ancak bilmiyorsanız da oyun size yer yer tuş konusunda yardımcı oluyor, özellikle de kombo kısımlarında.

Oyunun hiç şüphesiz en güzel yanı açık dünya olması. Arkham City’deki gibi senaryo odaklı açık dünya yerine GTA tarzı (ancak onun kadar büyük değil), istediğimiz görevi seçtiğimiz ve serbestçe gezebileceğimiz bir dünya yaratmış Rocksteady. Oyunun en başından itibaren üç harita da açık olduğundan istediğimiz görevden devam edebiliyoruz. Ancak bazı yerlerde düşman hareketliliği ve araçları fazla olduğundan dikkatli hareket etmek gerekebiliyor. Açık dünya olduğu için de bize tanıtılan yeni bir aracımız var: Batmobile. Oyuna eklenen en büyük özellik olan Batmobile ile Gotham’da rahatça gezebiliyoruz. İki modu var Batmobile’ın, biri normal yollarda kullandığımız araç modu ve diğeri de şehirde gezen tanklara karşı kullandığımız savaş modu. Araç modunda çok fazla söylenebilecek bir şey yok, A’dan B’ye gitmek ve araç kovalamacaları dışında pek bir numarası yok, bildiğiniz araba yani. Yalnız kontrolleri zor bir araç, pek de istediğimiz gibi gitmiyor bazen. Ancak Batmobile’ın parladığı asıl nokta savaş modu. Şöyle ki bir düşman tankı gördüğümüzde, yavaş hareket etmemiz gereken yerlerde veya kancasını kullandığımız yerlerde tek tuşa basılı tutarak bu moda geçiyoruz. Tekerler top halini alıyor ve bu sayede istediğimiz yöne ani hareketler ile gidebiliyoruz. Bu modda kullandığımız bir makineli tüfeğimiz ve bir de topumuz var. Makineli tüfek piyade tipi düşmanlara ve gelen füze saldırılarına karşı kullanılırken, topumuzu tanklara karşı kullanıyoruz. Yine seviye atladıkça yetenek ağacından Batmobile için geliştirmeler yapabiliyoruz. Böylelikle çatışmalarda daha efektif olabiliyoruz. Ancak Batmobile eklendiği için midir bilemiyorum, oyun çok fazla Batmobile’ı kullandırmaya yönlendiriyor bizi. Sadece bir yerden başka bir yere gitme konusunda değil, haritada ulaşabileceğimiz çoğu yer araç için modellenmiş, yer altına uzanan yollar Batmobile’a göre örneğin.Oyun içerisinde Batman’in olay incelemede kullandığı birçok alet var. Bunlarla birlikte dedektif moduna girerek suç mahalini analiz ediyor, mini oyunlarla bulmacaları çözüyoruz. Ayrıca düşmanlar hakkında da bilgi edinebildiğimiz dedektif modu bize çoğu yerde fayda sağlıyor.

Senaryodan konu hakkında spoiler olmasın diyerek bahsetmeyeceğimi yazını başında da belirtmiştim. Ancak yine de bu konuda birkaç kelime etmeden geçmek istemedim. Grafik konusunda oyun problemli olduğundan senaryonun sonunu henüz görmüş değilim ancak şu ana kadar gördüğüm kısım hakkında konuşacak olursam, Arkham Knight’ın konuyu ele alışı ve diyalogları zayıf kalmış. Senaryo yine de güzel, ana ve yan görevler, oyun içi challenge’lar vs gayet güzel ve sizi haritada boş bırakmıyor, her an yapacak bir şey bulabiliyorsunuz. Sesler ve seslendirme konusunda ise oyun gayet başarılı diyebilirim.

Bir Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir